GÜLÜMSE

:: Sonraki Sayfa

9/7/2007 -

Yorum (yok) :: Yorum yaz!


22/4/2007 - BAŞLIĞI SENSİN...

Kategori: MISKA

Bu satırlar sanadır, sanadır tüm güzel duygular...
Sonsuza kadar yazmak istiyorum, sana olan aşkımı hiç bitmeyen cümlelerle...
O zaman nereden bileceksin hayatımın sadece sana olan aşktan ibaret olduğunu...
Herşeyimi alsınlar, seni versinler...

Senin sıcaklığına kavuşmaktır tüm özlemim, gözlerinden kalbine akmak...

Hayallerim, umutlarım sensin, beni yaşama bağlayan aşkımla sana muhtaçcasına...

Sonsuz aşkım, sonuna kadar seveğim aşkım...

Her nefeste içime dolansın, nefes vermemse seni tekrar içime çekmek içindir...

Yaşamak için değil, senin için yaşıyorum...

Bana ne sorarlarsa sorsunlar tüm cevaplarımda sen varsın, tüm  c e v a l a r ı m s a  senin için var...
Hani çocukken uçma hayali kurar insan, ben vazgeçtim o basit hayallerden en büyük hayalim ellerini tutmak çünkü başka nasıl uçarım...
Dudaklarım yanaklarına muhtaç...

Gözlerim gözlerine...

Sen herşeysin, ben bile seninle varım, sensizlik sonsuz boşluk...

Seni sarmak istiyorum, büyüyen bir sarmaşık gibi hiç kopmayacakcasına...

Kokunu da özledim...

Ne olurdu beni öpsen? Bilmezmisin her gece rüyalarımda seni öpmek istediğimi...

 

Çakkıdıma... ;)

 

Buralardan hemen gidesim var
Yeniden başlamak hevesim var
Ne varsa attım içime
Cart diye gülesim var

Katlanıyoruz herkes gibi malum
Ee açıklarımız kaçıklarımız war
Ama hem kel hem fodul takımını
Hart diye yiyesim var

Çat diye çatlamak üzereyim
Neresinden tutup da düzeleyim ?
Ortağı olmuşum düzeneğin
Kendimi boğasım var
Herkesi oyasım var

Amanda hadi kalk kaynaşalım kız
Çakkıdı çakkıdı oynaşalım kız
Azıcık alttan azıcık üstten hoppidi hoppidi
Hoplatalım kız

Bunlar benim fikrim mi?
Kısa metraj filmim mi?
İrfanım mı ilmim mi?
Yuh diye sövesim var

Zihin oyunlarım mı?
Resmi duyumlarım mı?
Koyun oyunlarımı kah kah gülesim war....

Çat diye çatlamak üzereyim
Neresinden tutup da düzeleyim?
Ortağı olmuşum düzeneğin
Kendimi boğasım var
Herkesi öpesim var

Aman hadi kalk kaynaşalım kız
Çakkıdı çakkıdı oynaşalım kız
Azıcık alttan azıcık üstten hoppidi hoppidi
Hoplatalım kız

Hiiiç umut yok mu ?
Herşey boş mu?
Dünya avare
Dut gibi sarhoş mu?

Aman hadi kalk kaynaşalım kız
Çakkıdı çakkıdı oynaşalım kız
Azıcık alttan azıcık üstten hoppidi hoppidi
Hoplatalım kız

Çat diye çatlamak üzereyim
Neresinden tutup da düzeleyim?
Ortağı olmuşum düzeneğin
Kendimi boğasım war

Kendimi öpesim war..hehe heehehe :)

Yorum (1) :: Yorum yaz!


31/3/2007 - İnananların inananları dost edinmesi

 

Kuranı Kerim’de tüm insanları Allah’ın yoktan var ettiği anlatılır. Yani insanlar ister Allah’a inansın isterse inanmasın var olmalarını Allah’a borçludur. İnanan bir insan en çok, herşeyi ve onu var eden yoktan yaratan Allah’ı sevmelidir. Hayatını da Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için planlamalıdır.

Kuranın çeşitli ayetlerinde ise inananlara inkarcıları ve Allah’a ortak koşanları dost edinmemeleri söylenir. İnananların gerçek dostlarının Allah ve müminler olduğu ifade edilir. İnananlardan da muhakkak “neden inanmayanları dost edinmeyelim? Onlarda sonuçta Allah’ın yarattığı insanlar değil mi?” şeklinde düşünenler olmuştur. Kuranı Kerimde inkarcıları dost edinmememizi söyleyen Allah, onları neden dost edinmememiz gerektiğini de bizlere açıklamıştır.

Öyle kişiler ki onlar, müminleri bırakıp da küfre sapanları dostlar ediniyorlar. Onların yanında onur ve yücelik mi arıyorlar? Onur ve yüceliğin tümü Allah`ındır.
Nisa Suresi - 139

Yukarıdaki ayette de ifade edildiği gibi bütün onur ve yücelik Allah’ındır. Bizler ise sadece O’nun yarattığı ve her daim O’na muhtaç ölümlü varlıklarız. Eğer ki ahirette mutlu olmak istiyorsak yapmamız gerekenlerden biri de inkarcıları değil de Allah’ı ve inananları dost edinmektir. Etrafımızdaki bir takım inkarcıların hayatları bize hoş gözükse de ve onlarla beraber olmak bize bu dünyada onur ve yücelik getiriyor gözükse de gerçek mutluluğun ahirette olduğunu unutmamalı ve her konuda olduğu gibi bu konuda da tercihlerimizi Allah’ın hoşnutluğunu gözeterek yapmalıyız.

Yorum (yok) :: Yorum yaz!


29/3/2007 - SUS VE DİNLE

 

güneşin battığı seherden

son seferden

son nefesten bir el alırken elimi

soluumda titrerken

son bir söz istiyorum

son bi nağme elveda derken....

 

 

 

yaz katip sevabıyla

terkedeni yaz

terkedileni yaz

aşka rağmen yapılanı

bana rağmen

kendine rağmen yapılanı

ve eğer gördünse

ihanetide yaz

benden yana yok beddua

ahı olanı yaz.

ben gidiyorum buralardan

sözlerim kalıyor sevdadan yana.

bilmiyorum... belkide

çok vebalim var.

 

 

yok....

ses yok!

ışık yok!

yerin dibinde yok firar.

öyleyse nereye ey dost

söyle nereye kaçmalı?

 

E.B SAKCI

Yorum (yok) :: Yorum yaz!


26/3/2007 - BÖCEKLERİN DÜNYASI

Kategori: KARINCALAR

Toplulukta iletişim

Kuran, Hz. Süleyman'ın ordularından söz ederken arada ilginç bir bilgi verir ve karıncaların arasında çok gelişmiş bir "haberleşme sistemi" olduğuna işaret eder. İlgili ayet şöyledir:

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca dedi ki:

"Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp geçmesin."(Neml Suresi, 18)

Son yüzyılda karıncalar üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar, bu küçük hayvanların arasında inanılması zor bir iletişim ağının var olduğunu ortaya koymuştur. National Geographic dergisinde yayınlanan bir makalede bu konudan şöyle bahsedilmektedir:

Büyük veya küçük herhangi bir karınca, başındaki karmaşık duyu organlarıyla, milyonlarca hatta daha fazla kimyasal ve görsel sinyalleri yakalar. Beyin 500.000 sinir hücresi içerir; gözler birleşiktir; antenler insandaki burun ve parmak ucu gibi hareket eder. Ağzın altındaki projeksiyonlar tadı algılar, kıllar dokunmaya karşılık verir.

Bizler farkına varmasak da karıncalar, hassas duyu organları sayesinde oldukça değişik iletişim yöntemleri kullanırlar. Avlarını bulmaktan birbirlerini takip etmeye, yuvalarını kurmaktan savaşmaya kadar hayatlarının her anında bu duyu organlarını çalıştırırlar. 2-3 milimetrelik vücutlarının içerisine sığdırılmış 500.000 sinir hücresiyle, biz akıl sahibi insanları şaşırtacak bir iletişim sistemine sahiptirler. Burada dikkat edilmesi gereken husus; bahsedilen yarım milyon sinir hücresi ve karmaşık iletişim sisteminin, neredeyse insanın milyonda biri küçüklüğündeki bir karıncaya ait olmasıdır.

Karıncalar, arılar ve termitler gibi koloni halinde yaşayan sosyal canlılar üzerinde yapılan araştırmalarda, bu hayvanların iletişim sürecindeki tepkileri belli başlı kategorilere ayrılmıştır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Alarma geçme, toplanma, temizlenme, sıvı besin değişimi, gruplaşma, tanıma, kast belirleme...

Okuduğunuz bu çeşitli tepkilerle düzenli bir toplum yapısı oluşturan karıncaların, karşılıklı haber alışverişine dayalı bir hayatları vardır ve bu alışverişi sağlamada hiçbir zorluk çekmezler. İnsanların kimi zaman konuşarak halledemediği, anlaşma sağlayamadığı konularda (toplanma, paylaşma, temizleme, savunma vs. gibi) karıncaların etkileyici iletişim sistemleriyle, yüzde yüz başarılı olduklarını söyleyebiliriz.

 

Gören bir göz için...

Karıncaları, çeşitli iletişim metodlarıyla, birkaç yabancı dil konuşan insanlara benzetebiliriz. Aralarında konuştukları 3-4 farklı dille her konuda anlaşabilmekte ve hayatlarını en problemsiz şekilde sürdürebilmektedirler. Yaşamları boyunca bir karışıklığa sebebiyet vermeden, yüzbinlerce hatta bazen milyonlarca nüfusa sahip kolonilerini devam ettirebilmektedirler.

Oysa şimdiye kadar anlattığımız bu iletişim sistemi, dünya üzerindeki mucizevi olaylardan sadece biridir. Gerek insanları gerekse diğer tüm canlıları (tek hücreliden çok hücreliye kadar) incelediğimizde, ekolojik bir düzen içerisine yerleştirilmiş, birbirinden farklı ve her biri ayrı birer mucize olan özellikler keşfedebiliriz.

Etrafında yaratılmış bütün bu mucizeleri farkedebilen bir göz ve hissedebilen bir kalp içinse, tüm canlıların tek sahibi ve hakimi olan Allah'ın sonsuz gücünü, ilmini ve aklını takdir etmeye, sadece milimetrik boyutlardaki bir karıncanın olağanüstü iletişim sistemi bile yeterli olacaktır. Allah, Kuran'da bu yeteneğe sahip olmayan ve O'nun gücünü takdir edemeyen insanlardan şöyle bahseder:

Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların kendisiyle akledebilecek kalpleri ve işitebilecek kulakları oluversin? Çünkü doğrusu, gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler körelir.(Hac Suresi, 46)

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz!



Başlıksız
BAŞLIĞI SENSİN...
İnananların inananları dost edinmesi
SUS VE DİNLE
BÖCEKLERİN DÜNYASI


tekeli
benseno
vezirhan
askvesevgidiyari
yesriblim
cilginkizz
yetimmkiz